10 Aralık 2012 Pazartesi

Biri ve hikayesi


...Önce upuzun saçlarına şöyle bir dokundu, düzeltti istedi ki sevgilinin gözüne baktığında, önüne düşmesin perçemleri,perde inmesin o anın sergilendiği sahneye..öptüğünde yeniden aynı tadı bulmayı istercesine, hafif boyadı dudaklarını..Parfüme boğulmadı, onun kokusuna ihanet etmek istemedi renkli şişelerle, son bir kez aynaya baktı, kadın derin derin nefes aldı..ardından bir iç çekti, geç kalmak mı yoksa erken başlamak mı diye düşündü,kararını oylamaya sunmadı, sadece karar verdi.Gidecekti, tüm yaşadıklarını arkasına alarak düştü yola..

Aylar boyunca sevgiliyle bindiği vapura yanlız bindi, aralık ayındaydı ama üşümedi, çocuksu gözlerin alevinde ısındı hatıralarıyla.Bir martının kanatlarında havalanan ve bir denizin köpüğünde alabora olmuş aşkının ağırlığı ile kapadı gözlerini..

...İndi.
Bindiği dolmuşun zamandaki yolculuğuna ne yelkovan yetişti ne de akrep, öle heyecanlı atıyordu ki kalbi,öyle tutuk ve sakindi ki dili, düşündü o çok konuşan kadın şimdi neredeydi?

...Titrek parmakları ile uzandı zile, öle kuvvetli basıyordu ki,her çalışı ile aralanmayan kapı içini biraz daha acıtıyordu.Son zili de çaldı, kapı açılmadı.. özleyecekti o masum bakışları, tertemiz duyguları, o çıkarsız sevgiyi,ona öğrettiği şeyleri belkide ondan öğrendiklerini, paylaşmanın güzelliğini..son zili de çaldı..tertemiz dünyasından çıkıyordu, kalabalığa karışacaktı az sonra, küçük kalabalıkla büyüyecekti artık, kıymetli sevdasını kapının ardında bırakacaktı.

Kaşlarını çattı, kızgındı kadın, bir kez daha dokundu saçlarına bu defa aldırmadı perçemlerinin duruşuna, o yarım parfüm kokusunu hissetmek için derin bir nefes çekti, dudaklarını ısırdı, acısıyla yüreğindeki acıyı bastırmaktı umudu..Döndü arkasını yürüdü aklında tek bir şey var dı, günün o saatinde farkına varmış olduğu şeyi  söyledi..

Sevgili dedi ‘’sevgili vedada belli olurmuş’’ ..

                                                               &

Kararsız prenses ne yapacağını bilemezken, 7 cücelerin en meraklısı sorar ‘’ ne yapacaksın hadi söyle’’, en huysuzu çekiştirir orasından burasından ‘’kalbin ne diyor bence onu dinle’’, en çekingeni başını öne eğer, gözlerini devirir, sessizdir..en mutlusuna kalsa çoktan bir varmış bir yokmuş,masal başlamıştır en başından..en uykulusu gördüğü rüyalarda ararken umduğunu, en somurtkanı taa en başından beri söylediğinde diretir ‘’aklını başına al, düşünmeyi bırak artık onu’’

Hep böyledir ilki bir yenisine gebedir, ikincisi ise hep daha az acı verir..Yeniden denemek mi? Yine yeni yenisi hep beklenir..



4 Aralık 2012 Salı

Her tercih bir vazgeçiş

Hayat tercihlerden ibaret..ve devamında..

Karışık dondurma istiyorsan çikolata,fıstık ve çileği birarada tatmış olursun aslında..ama hayat ne çikolata ne fıstık ne de çilekli dondurma..

Sık sık kullandığım ve derinine inildiğinde üzerine çok şey söylenebilecek ender sözlerden biri bana kalırsa. Hayatın akışını en iyi özetleyen cümle belki.

Tıpkı iki yola ayrılan bir kavşak gibi..hangi yola gidersin git, seçmediğin yoldan vazgeçmiş, vazgeçmiş olduğun yolun sonunda seni bekleyenleri kaybetmiş olacaksın. Belki gündüzleri kullanılan ‘’acaba’’ lar yüzünden , geceleri sızlanarak uykuya dalmalar. 

Hayat ise seçimleriniz ve vazgeçtikleriniz arasında akıp gider.
Kimi zaman pişmanlık duyarsınız, kimi zaman öfke kusarsınız, huzurlu olduğunuz zamanları yanınıza kar sayarsınız. Yoğun bir düşünme evresinin ardından alınan kararın beraberinde gelen yine bir düşünme evresi, karmakarışık tıpkı bu son kurduğum cümle gibi:)

Yaptığınız resimde gökyüzünün ne renk olacağına siz karar verirsiniz, uzattığınız saçlarınızdaki kırıkları aldırmak aldırmamak sizin tercihiniz, zoru görüp kolaya yine siz kaçarsınız, istediğiniz aman ağlar,istediğiniz zaman gülersiniz,kim ne karışır istediğiniz yere gidersiniz, uçak da cam kenarı istiyorsanız seçersiniz, kırmızı ışıkta geçmek istiyorsanız geçersiniz, kimi ne kadar ve nasıl seveceğiniz sizin seçiminiz. Yalan söylediğini bildiğiniz halde susuyor ve inanıyorsanız yine en iyi siz bilirsiniz. Siz istediğiniz sürece biri sizi üzebilir bu bile aslında sizin tercihiniz. Konuşmak istiyorsanız konuşursunuz, susmak yine size kalmış. Severseniz seversiniz, vazgeçerseniz kim ne diyebilir...

Her seçim bir tercih aslında..ve her tercih bir vazgeçiş..

İnsanoğluna verilmiş en zor görev belki akıl, mantık, sabır gerektiren..Kim %yüz hepsini bir arada kullanır, kararlarını bu şekilde alır tartışılır.

Hayat mı?  tercih ettiklerimiz kadar güzel..sevdiklerimiz kadar özel..vazgeçtiklerimiz kadar eksik..

Yaptığınız her tercihin hayatınızı kolaylaştırması ve vazgeçmeye değer seçeneklerinizin olması dileğimle ..

Tercihler seçenekler anlamlıysa anlam kazanır çünkü..

Peki sen ‘’o’’ istiyor diye anlamsız bulduğun seçenekler arasında tercih yapmak zorunda kalmadın mı hiç ? buna cevap vermekse benim bir sonraki tercihim..



26 Kasım 2012 Pazartesi

Çal kanunum çal


‘’Izdıraplara mızrapla eşlik etmekse eğer mesele, yerleştir dizlerinin üzerine de başla yüreğime dokunmaya ince ince..’’
Zamanında küçük bir odanın duvarını süslerken saz arkadaşlarıyla şimdi siyah bir çanta içinde odanın en uç köşesinde, tozlandıkça tozunu aldığım, arada içinden çıkarıp tozunu attığım..Çocukluk yıllarımın en ‘’derin,en mütehassıs en pek kadim’’ hatırası..

Titrek parmaklarımın, ürkek dokunuşu ile hayat bulan notalar eşliğinde mızrapı her vuruşumda, göğüs kafesinden yükselen  sesin kulağıma kadar ki yolculuğu işte beni benden alan.
Ben seviyorum bu sesi,seviyorum makamın ince ince geçişlerini, seviyorum aşkı yaşarken tele yumuşak dokunmayı, ayrılırken teli ağlatmayı seviyorum..

Ben çalıyorum,

Hüzzam bakışlarıyla gönül alan delikanlının kızdığı zaman ki o çattığı  kalem kaşları için çalıyorum..Kıvrak bir raksın eşliğinde,sevdiğinin kollarında tek silahı anlamlı gözleriyle ‘’ona’’ bakan saf güzel kız için çalıyorum..Yanarken yandığını bilemeyen,kanarken kanadığı yarayı saramayan o acılı ‘’aşık’’ için çalıyorum. Sonbahar dökülürken zamanın koynundan, yüreğinde kokulu bir şarkı ile dalgalanan saçlarını savuran kız için çalıyorum.Yüreğinin bam telinde, sokulurken nefesi göğüsüne defalarca sevdiğini söyleyen kişi için çalıyorum..

Şimdi yeniden hayat bulacak ellerimde..

Yine yeni yeniden kanunum hem çalacak hem derdini anlatacak..

Nihavend ile başlayan aşkımın hüzzam’a geçiş arifesinde..


24 Kasım 2012 Cumartesi

O koku bu koku



Bir kokusu olmalı insanın... en yeni çıkan parfümü değil deli kokan ya da  süründüğü losyonların altında hissedilmemeli salınarak geçişi..

Öyle bir koku olacak ki, en kimyasal karışmamış halini bile hissedeceksin. Parfüm olacak elbet ama senin kokunla birleştiğinde tamamlanmış yarın olacak, sen kokacaksın, sen dolacaksın içlere.. ‘’ o ‘’ diyecekler, ‘’O ‘’ geçti şimdi buradan, ardından şöyle bir duracak zaman, bir iki nefes tadacaklar kokundan.

Hep hatırda kalacaksın, hep aynı güneşin ateşi vuracak sularına, dinlenmek isteyenler olacak kıyılarında, güzel iklimlere sürükleyeceksin  insanları, tekneler adeta son seferini yaşayacak seninle ..

Kokuna acıkacaklar sonra her öğün, hücrelerinde hissedilen sen olacaksın, sen olmadığında onlar da olmayacak, sen olmayınca yarım olacak bütünler. İşte böyle olacak senin kokun, sıcakladığında dahi tenin bir başka senfoniye geçiş yapacak, çalınması en zor eserler yine seninle çalınacak.

Hayat duracak..’’Git ama kokun kalsın’’ kulağına fısıldanacak.

Bırak dakika da 16 kez nefes alıp veriyorsa, sen yaklaştığında ikiye katlansın sayısı...

Kokun tenine atılmış imzan olsun..
Hep koklayarak ara mutlulukları..

''Bu, burası, bu şey, ve daha bir çok bu.. aynı sen kokuyor''bu lafı daha önce hiç duymadın mı ya da söylemedin mi:)

22 Kasım 2012 Perşembe

En yeni eski :)

‘’Eskidendi,eskidendi çook eskiden’’ .. Bir şarkı çalındı geçen akşam kulağıma.. Ne zamandır açmadığım tozlu defterlerimi , kilitli sandığımı aralattı gece gece.Yaramaz çocuk gibi senelerdir sakladığım sırlarımın, hatıralarımın arasında dolandım durdum..Ne çocuk sevdalar biriktirmişim meğer,kızgınlığın , kıskançlığın,sevincin,aptallığın,duygusallığın,sevginin,haylazlığın, romantizmin dibine vurmuşum, artık gözlerimin kapandığı ve kendimi uykuya bırakmam gereken zamanda dahi yüreğim ve zihnim tüm açıklığı ile geçmişi takibe devam etti. Meğer benim o yaşlarda herşeyimi paylaştığım her satırına ayrı bir anlam yüklediğim ve yaprak yaprak sayfalarını özenle parfümlediğim küçük defterlerim varmış..

Nereden başlasam nasıl anlatsam dedirten bir yazı bu benim için. Geçmişe dair herşeyi aynı saflıkla yorumlamaya çalışmak ise bir o kadar güç. Yazdıklarını okurken sadece okunanlarla sınırlı kalınmıyor ki..Kantinde içeri girmesini beklediği büyük sınıflardan ‘’onu’’ okuyup bir taraftanda yediği o küçük kantinin lezzetli jambonlu tostu aklına gelmez mi insanın?

Birçok şeyin daha anlamlı olduğunu görmez mi? Yapılan en büyük aptallığın bile aslında küçücük yüreğin saflığından kaynaklandığına şahit olmaz mı? Söylenen en kırıcı lafın dahi gittiği yerden anında bir ‘’u’’ dönüşü ile sahibine iade olduğu yıllar o yıllar:) kızgınlık anında karşılğın ‘’Kendi diyen kendi olur’’ tümcesi ile verildiği, sabahın alaca karanlığında okula giyilen 2 farklı renk çorabın içten gülüşmeler ile karşılandığı yıllar. Cepten değil, evden arandığın , saatlerce konuştuktan sonra gizli gizli telefonu yerine koyduğun yıllar. Serviste en arkaya oturmanın verdiği o hazzın egonu tavan yaptığı yıllar. Sessiz telefonların en sesli çaldığı, Kalan kontör:2 mesajı ile dünyanın başına yıkıldığı, saatlerce bir sonraki mesaja neler sığdırabileceğini düşündüğün yıllar.

Küçükken gözünü dayayıp baktığın o küçük delik büyüdükçe senin bile içinden geçebileceğin  bir hal alıyor..Yine de diyorum ki her zamanın ayrı bir güzelliği var..geçmişin saflığı şimdi ise yerini, olgunluğa, tecrübeye, oturmuş kişiliğe, herşeye bi çıt daha mantık çerçevesinde bakmaya bırakıyor, bu yüzden değil midir zaten yaş ilerledikçe seçimler iyice zorlaşır denmesinin nedeni:) Yine de değişmeyen tek şey kalbin, küçükkende atıyordu, şimdide aynı heyecanla atabiliyor.İnsan yine her yaşta tıpkı eskisi gibi sevebiliyor.

Neden mi yazdım bu yazıyı? Her yeniyi hep en eskiymiş gibi yaşamanızı istedim belki..

Tek derdiniz dansa davet oynarken sizi kimin kaldıracağı olsun..

Yeni eskiler biriktirmeniz dileklerimle:)